Edebiyat, hayatı taklit etmez, hayatın önünde gider, ona istediği biçimi verir.
- Oscar Wilde

YAZMANIN SANCISI

YAZMANIN SANCISI

YAZMANIN SANCISI


Yazmayı kolay zannettiler, eline kalemi alan herkes tutturdu yaparım diye. Keşke kalem ele her  değdiğinde yazılabilseydi duygular.  Anlatılmak istenen harflerle işbirliği yapıp kağıda dökülebilseydi.  Ne vardı; akıldaki her cürüm sayfalara tekabül edilebilse, dimağdaki hayaller cümlelerle canlanabilseydi.

 Yazmanın en kolay yolu okumak dediğimde bana gülenler oldu.  Pek tabi okumak ve yazmak arasında bir uçurum saklıydı.  İplikle birbirine bağlı olan bu iki terimi ancak bu uçurumu geçmeyi başarabilen cüretkar yürekler sahiplenebilirdi. 

Okumayan zihnini besleyemez dediğimde gülünç koşan, hatta zırvalayan ben oldum.  Kelimelerle dost olmadan, devrik cümlelerle haşır neşir olmadan, hatta imla hatalarını kovalamayan bir okur, yazmanın kıymetini nasıl bilecek.

Hangi meslek ve işle meşgul olursanız olun kuralları tanıyıp, yeni kurallar ve yöntemler geliştirin.  Taklit ancak aslını yaşatır, öğrenin ama kendi yolunuzu çizin.  Aynı üslup üzerinde birebir ilerlemeyin.  Deneyin, denemekten korkan bizden değildir.  Yazmanın sancısını iliklerinize kadar hissedin kaçmayın, bırakın bütün benliğinize nüfuz etsin. 

Hayatın dinamiklerini, değinilmeyen yönlerini, köşelere bucaklara saklanmış trajedileri, insan yüzlerine akseden duyguları avlayın.  Evet sizler iz süren bir avcısınız, acılardan ve dramlardan beslenin. 

Yazmayı kolay zannetmeyin, yaşamınızdaki en zor meşguliyet olarak addedin.  Kalemin yetkesini bazen insafsız, bazen naif ama çoğunlukla doğrulukla kullanın…

 

 

-Semra Şenol

..