Edebiyat, hayatı taklit etmez, hayatın önünde gider, ona istediği biçimi verir.
- Oscar Wilde

Kuru Sıkıymış Yalnızlığın Sıcağı

Kuru Sıkıymış Yalnızlığın Sıcağı

Kuru Sıkıymış Yalnızlığın Sıcağı

Ellerimdeki soğuğu hissedemediğim an kabullendim bizim tüm hikayemiz bitmiş. Bu sefer acımadı, acıtmadı.  Ağlamak gerekirken, dudaklarımı sıkarak 'hayır dedim şimdi değil'. Kimse tutmazken elimi avuçlarımı öpmesen inan alışmazdım sana. 

Hiçbir sebep yokken, durup dururken hayatıma girdiğinde sessiz kalışımdan anladın mı yalnızlığımı? Ruhumda biriken kimsesizliğin verdiği kalabalığı görmedin mi? Söylesene, bu kadar parçalamışken kendi yüreğimi neyim cazip geldi sana?

Ben ki büyümeyen bir kız çocuğu, erkenden hayata atılan olgunlaşmış bir kadın! Mücadelemi gördün, gördüğünü düşünmüştüm. Zihnim ruhumu intihardan korurken, kaç kez düştüğüm ve saniyesinde kalktım.  Başka ne bilirdim ki, yaşamanın en çetrefilli yolunu benimsemiştim. 

Yetim bir kalp büyütmüştüm. Kimi kimsesi olmadan, sevgi dilenmeden onu koruma altına almıştım. Neden çıktın karşıma, niçin yalnızlığımın kuru sıkı sıcaklığını yüzüme vurdun. Çok mu acınası, acizdim gözünde. Bana bakan bakışlarında sevgiye dair ışıltılı haleler gören ben, nasıl yanıldım. 

Başlamadan bitecek bir masala ‘evet sonuna kadar varım’ diyebildim. Bana unutmayı, kaybetmeyi öğretenler şimdi neredeler.  Onlar ki iflahımı kesmiş, bileklerimde kan, gözlerimde yaş bırakmışlardı.  Hakkımı helal etmiştim oysa!

‘Ben güçlüyüm yıkılmayacağım’ dediğim her seferinde boynu bükük halde dizlerimin üzerindeydim. Sevdim dedikçe sevilmedim, mutluyum dedikçe ağladım. Yine de ah etmedim, etmeyeceğim.  Kusurlu olanın ben olduğumu unutmayacağım, tasalanma.

Günah yoktu sende!

Yanlış da bendim, yarı yolda kalacak olan da ben…

-       Semra Şenol

 

 

..